Yulaf ezmenize ekleyeceğiniz diğer besinlerle çok daha kolay formda kalabilirsiniz.Ayçiçeği tohumu ve kızılcık.Ayçiçeği tohumu (çekirdek), yulaf ve sütü bir araya getirerek tükettiğinde metabolizman hızlanacak. Yarım kase klasik yulafa bir çorba kasığı ayçiçeği tohumu ve bir çorba kasığı kurutulmuş kızılcık ekle. Üzerine bir su bardağı kadar yağsız süt ekle üzerini kapat ve bir gece boyunca buzdolabında sakla ve sabah tüket.Badem ve yaban mersini Bir kase suyu kaynat. Yarım kase parçalanmış yulaf ekle. 25 dakika boyunca yulaflar iyice yumuşayana kadar karıştırarak pişir. Ocağın altını kısarak üç dakika daha karıştırarak pişirmeye devam et. Sonra bir başka kase yağsız süt, bir çorba kasığı rendelenmiş badem, 1/3 kase taze ya da dondurulmuş yaban mersini ve bir çay kaşığı keten tohumu ilave et. Karıştır ve servis yap.
Yer fıstığı ezmesi
Yumurta, yerfıstığı ezmesi ve soya sütüyle birlikte pişmiş yulaf ezmesi öğleden sonraki saatlere kadar ihtiyacın olacak tüm protein sana sağlar. Fırını 190 de ısıt, 20 x 20 cm boyutlarında bir tepsiye önce pişirme spreyi sık. Geniş bir kapta iki bardak yulaf ezmesini iki çay kaşığı tarçınla karıştır. Ayrı bir kapta iki yumurtayı çırp, iki bardak vanilyalı soya sütü, bir bardak su ve dört çorba kasığı doğal fıstık ezmesi ekle. Bu karışıma yulafı ekle ve tepsiye dök. 20 dakika pişirdikten sonra üzerine iki çorba kaşığı agave şurubu serpiştir. Altı kişilik. Porsiyon başına: 253 kalori, 10 gryağ (1 gr’ı doymuş), 30 gr karbonhidrsî. 96 mg sodyum, 3,7 gr lif, 11 gr protein,
Ceviz ve muzun lezzeti
Potasyum zengini muz ve kas üretimine yardımcı whey tozu sana ihtiyacın olan tüm enerjiyi sağlayacak.
Yarım kase yulafı iki bardak su, Vb kasık vanilyalı whey tozu, bir cay kasığı tarçın ve bir tutam tuzla karıştır. Karışımı microdalga fırında 90 saniye yüksek ısıda pişir. Hazırladığın karışımın üzerine 1/2 bardak yağsız süt, dilimlenmiş muz ve bir çorba kasığı ceviz parçaları koyarak servis yap.
İbrahim Saraçoğlu’ndan zayıflama hayali ile yanıp tutuşanlara ve zayıflamaktan umudunu kesenlere moral verecek “mucize gibi” bir formül açıkladı. Bu bitki tüm diyetleri kurtarıyor:Bitkisel Kürler Rehberi, Tıbbi Bitkiler Rehberi, Bitkisel Sağlık Rehberi, Bitkilerdeki Sağlık Mucizesi kitaplarına da imza atan ünlü bilim adamı Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, zayıflamanın anahtarının dereotu olduğunu açıkladı. Son olarak çıktığı Ülke TV’de hormonlu bitkilerin insan sağlığını nasıl tehdit ettiğini anlatan ve insanın genetik yapısını değiştiren hormonlu tohumlar yüzünden yakında normal tohum kalmayacağı tehlikesine dikkat çekerek Tarım ve sağlık Bakanlıklarını göreve çağıran Saraçoğlu’nun Vatan gazetesinde yayınlanan ve kilo vermek isteyenlere büyük moral aşılayacak ilginç formülü şöyle:
Saraçoğlu, “Sofraya oturmadan 15 dakika önce bir yemek kaşığı dereotu yerseniz sofradan daha erken kalkarsınız. 10 dakika sonra tokluk hissi artacaktır. Daha az yemek yersiniz. Diyet yapanların özellikle yemesi gerekir. Açlık duygusana fren yaptıran dereotudur. Hatta yemek arasında da yiyebilirsiniz. İştahınızın yavaş yavaş kalktığını görürsünüz. Göreceksiniz ki iştahınız daha erken kapanacak ve doygunluk duygunuz daha erken gelecektir.” diyor.
Dr. Betül Gencer, ‘Kanser Haftası’ münasebetiyle kanser hastalıkları ve tedavisi hakkında gerçekleştirdiği çalışmalarla ilgili bilgi verdi.Burdur Devlet Hastanesi Kanser Araştırma Merkezi sorumlusu Dr. Betül Gencer, hızlı kilo kaybı, ağrı, ülser, büyüyen, kanayan, kaşınan leke, siğil, ben, hazımsızlık veya yutma güçlüklerinin kanser belirtisi olabileceğini söyledi.Dr. Betül Gencer, ‘Kanser Haftası’ münasebetiyle kanser hastalıkları ve tedavisi hakkında gerçekleştirdiği çalışmalarla ilgili bilgi verdi.Rahatsız edecek derecede öksürük ve boğuk ses, öksürükle kanlı balgam çıkmasının da kanser açısından tehlikeli olabileceğini belirten Gencer, şunları söyledi: “Kalıtım, tahriş ve yaralanmalar, radyasyona maruz kalma, güneş ışınları, hava kirliliği, sigara ve alkol kullanımı, bazı virüsler, beslenme alışkanlıkları kanserin genel sebepleridir.”
Kanserde erken teşhis tedavinin iyileşmede her zaman şansı artırdığını vurgulayan Gencer, “Erken tanı ile doku ve organ kaybını önlenir. Sakatlık riski en aza iner ve tedavi giderleri azalır. Bu hastalık sigara içmemek de oldukça önem taşır. Eğer hasta sigara içiyor ve bırakamıyorsa en azından başkasının yanında içmemesi gerekir. Haftada en az 2 kez 30 dakika egzersiz yapmakta kanser tedavisinde sürekli olarak yapılması gereken yöntemlerdendir.” diye konuştu.
Kanser hastalarının günlük sebze meyve ihtiyacını artırması gerektiğine değinen Dr. Gencer, hayvansal yağ alımının kısılması gerektiğinin de altını çizdi.
Katkılı gıdalar yerine doğal besinler tercih edilmesi gerektiğinin üzerinde duran Gencer, şöyle devam etti: “Kanserli hastaların kati surette alkollü içecekleri içmekten sakınması lazım. Uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmak ta bu hastalığı tetikleyebilir. Özellikle çocuk ve gençlerin güneşten kaçınması gerekir. Tüm evli kadınlar rahim ağzı, 40 yaş üzeri bütün kadınlar meme, 50 yaşın üzeri herkes kalın barsak ve rektum kanserlerini önlemek için sağlık taramalarına katılması gerekir.”
Her grup için pahalı ve ucuz besinler vardır. Örneğin; et, yumurta ile kuru baklagillerden çok daha pahalıdır. Gereksinmemiz olan protein, yumurta ve kuru baklagillerden etten çok daha ucuza sağlanabilir.Düşük gelirli aileler enerji ihtiyaçlarını karşılamak için daha ucuz olan tahılların yanında bir miktar kuru baklagil ve yumurta satın alarak diyetlerini enerji ve protein yönünden dengeli duruma getirebilirler. Yeşil yapraklı sebzeler vitaminlerin bir çoğu ve bazı minerallerden yana zengindir. Yeşil yapraklı sebzeler tercih edilmelidir. Meyvelerden elma, muz değerindedir. Fakat fiyatı çok daha ucuzdur. Yine sebze ve meyveleri satın alırken turfanda olanları satın almak israftır. Bunun yerine mevsim sebze ve meyveleri tercih edilmelidir. Mevsimlik sebze ve meyveler turfanda olanlardan ucuz, daha lezzetli ve daha besleyicidir.
Satın alınacak besine ödenecek parayla besleyici değeri arasında ilişki aranmalıdır. Besleyici değeri yüksek, fiyatı ucuz olan tercih edilmelidir. Aşağıda birbiri yerine kullanılabilecek besinler gösterilmiştir:
*Süt, gazlı içeceklerden besleyicidir, fiyatı daha ucuz veya aynıdır.
*Pekmez, baldan besleyicidir, fiyatı daha ucuzdur.
*Elma, muz değerindedir, fiyatı daha ucuzdur.
*Yapraklı marul, göbeklisinden besleyicidir, fiyatı daha ucuzdur.
*Bulgur, pirinçten besleyicidir, fiyatı daha ucuzdur.
*Ekmek, galeta – grissini ile aynı değerdedir, fiyatı daha ucuz veya aynıdır.
*Lor peyniri, kaşar peynirinden daha besleyicidir, fiyatı daha ucuzdur.
*İstavrit, lüfer değerindedir, fiyatı daha ucuzdur.
*Yumurta, et değerindedir, fiyatı daha ucuzdur.
-Mercimek, et kadar besleyicidir, fiyatı çok daha ucuzdur.
-Mevsimlik sebze ve meyve, turfanda sebze ve meyveden daha besleyicidir, fiyatı daha ucuzdur.
Dyt. M. Turgay KÖSE
Diyetisyen
Diyet esnasında alınan toplam kafein miktarı önemlidir.Eğer kahve, kolalı içecekler, asın çay tüketimi beraber ise yoğun kafein alınmış olur. Bu durum diyeti sadece kilo kontrolü açısından değil özellikle vitamin ve mineral emiliminde azalmalar açısından da olumsuz etkiler. Asıl önemli olan kafein miktarını azaltmaktır. Dolayısıyla günde iki kere Türk kahvesi içiyorsanız aynı gün içinde çay veya diyet dahi olsa kolalı içeceklerden uzaklaşın. Meyve çayları tercih edin. Bu arada kullanılan şeker miktarı da gün içinde alınan karbonhidratı etkileyeceği için dikkatli tüketilmelidir. Türk kahvesi, özellikle bağırsak tembelliği veya kabızlık şikayeti olan kişilerde dikkatli alınmalıdır. Çünkü bağırsak hareketlerini yavaşlatan bir özelliğe sahiptir. Gün içinde kafein atımına yardımcı olan suyu içmeyi ihmal etmeyin. Her gün mutlaka ortalama üç litre su almaya özen gösterin. Arabik türü kahveden öğütülen Türk kahvesinin kafein oranı daha düşük ve kalitelidir.
Besinlerdeki yaklaşık kafein değerleri
1 Fincan Türk kahvesi; 84 mg
l fincan (240 mi) filtre kahve; 100 mg
7 kutu enerji içeceği; 80 mg
7 fincan cay yapraklarından yapılmış çay; 41 mg
1 fincan poşet çaydan yapılmış çay; 40 mg
1 kutu kola; 23 mg
7 fincan yeşil çay; 4 mg
7 fincan kafeinsiz kahve; 3 mg
Kışın artan yağlara dikkat!
Kış aylarında havaların daha erken kararması, güneşin yerini yağmurların alması ve soğukların gitgide artıp, islerin yoğunlaşması dolayısıyla gelişen halsizlik, isteksizlik, mutsuzluk sonucu asın yeme atakları bu aylarda daha fazla gelişebilir böylece diğer mevsimlere oranla daha fazla kilo artısı görülür. Kendinizi mutsuz hissediyorsanız muz, taze sıkılmış meyve suları, ceviz, fındık, badem ya da bir-iki parça bitter çikolata da ara öğünlerde tüketilebilir.

Kilolarla birlikte, selülitten de kurtulun!
Kalça ve bacak üstü yağlarını eritmek oldukça zordur. Bunun için özel bir çaba ve sabır gerekir. Ne kadar diyet yapsanız da bacaklarınızın incelmesini sağlayamazsınız, ya da selülitlerinizden bir türlü kurtulamazsınız. . .
Fakat bu diyeti uygularsanız, diğer diyetlerle arasındaki farkı görebilirsiniz…
Bu diyeti yaparken…
Mutlaka iki günde iki litre su için.
Sıvı ihtiyacınızı ağırlıklı olarak sudan karşılayın. Ancak kahve, çay, kola gibi selülit yapan içeceklerden uzak durun.
Mideniz diyete uyum sağlayana kadar, açlığınızı öğün aralarında salatalık, domates, karpuz gibi kalori değeri düşük yiyeceklerle giderin.
1. gün
Kahvaltı: Yağsız yoğurt, armut ve bir tatlı kaşağı balla hazırlanmış müsli.
Öğle: Chili sosu ile hazırlanmış tavuk, iki kaşık az yağlı pilav.
Akşam: Dana jambonla hazırlanmış yağsız salata.
2. gün
Kahvaltı: 1 dilim kepekli tost ekmeğinin üzerine yağsız krem peynir sürün. Üstünü salatalıkla süsleyin. Yanında şekersiz çay içebilirsiniz.
Saat 10.00: Bir avuç kuru meyve
Öğle: Bir tabak yağsız makarna, bir tabak mantar yemeği (150 gram mantarı yıkayıp ortadan bölün ve 1 kaşık zeytinyağında kavurun. Mantara bir tane ezilmiş sarımsak ve küçük kesilmiş taze soğan ekleyin. Tuz ve karabiberle tatlandırın.)
Akşam: Göbek, havuç, salatalık, domates, kırmızı lahana, haşlanmış mısır, taze soğan, yağsız beyaz peynir, sirke ve bir tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış salata. Yanında iki dilim kepekli ekmek.
3. gün
Kahvaltı: Yağsız yoğurt, çilek ve bir tatlı kaşığı balla hazırlanmış müsli.
Öğle: Bir tabak az yağlı piyaz, iki kaşık az yağlı pilav.
Akşam: İki adet haşlanmış kabakta hazırlanmış salata, yanında iki dilim kepekli ekmek.
4. gün
Kahvaltı: 2 dilim tavuk jambonlu, kepekli tost ekmeği, şekersiz meyve çayı.
Saat 10.00: Bir avuç kuru meyve
Öğle: 1 tane ızgara balık, 2 kaşık az yağlı pilav
Saat 16.00: Çilekli süt
Akşam: Fasulyeli mantar salatası, 1 dilim kepekli tost ekmeği. (Fasulyeyi haşlayın ve soğumasını bekleyin. Mantarları yıkayıp ortadan böldükten sonra bir kaşık zeytinyağında 2 dakika kavurun. Mantarla fasulyeyi karıştırın. İçine arzuya göre maydanoz da ekleyebilirsiniz. Limon, tuz ve karabiberle tatlandırın.)
5. gün
Kahvaltı: Yağsız yoğurt, elma ve bir tatlı kaşığı balla hazırlanmış müsli.
Öğle: 1 adet ızgara et, yağsız salata, bir dilim kepekli ekmek
Saat 16.00: Bir dilim karpuz
Akşam: Tavuk jambonla hazırlanmış yağsız salata.
6. gün
Kahvaltı: 2 dilim kepekli tost ekmeği, yağsız beyaz peynir, domates.
Saat 10.00: Bir avuç kuru meyve
Öğle: Ispanaklı omlet, bir dilim kepek ekmek
Saat 16.00: Muzlu süt
Akşam: Ton balıklı salata, bir dilim kepekli ekmek (Göbek domates, salatalık ve havucu yıkayıp doğrayın. Bu karışıma bir küçük kutu yağsız ton balığı ekleyin. Bol limon ve bir tatlı kaşağı zeytinyağı ile tatlandırın)
7. gün
Kahvaltı: yağsız yoğurt, bir kivi ve bir tatlı kaşığı balla hazırlanmış bir kase müsli.
Saat 10.00: Bir avuç kuru meyve
Öğle: Bir adet ızgara tavuk, 2 dilim kepekli ekmek
Akşam: Beyaz peynirli domates salatası, 2 dilim kepekli ekmek

6 hafta boyunca uygulayacağınız bu özel karışımlı müsli diyetiyle, kalça ve basen bölgelerinizdeki fazla yağlardan kurtulabilirsiniz. Ünlülerin denediği bu diyetle sadece vitrinden izlemekle yetindiğiniz dar pantolonları üzerinizde rahatlıkla taşıyabilirsiniz.
Hareketsizlik ve yanlış beslenme sonucu vücudun alt tarafında toplanan yağlardan kurtulmak için çok özel bir diyete ihtiyaç var. Uygulayacağınız diyet her yerde kolayca bulup tüketeceğiniz gıdalardan oluşuyor. En önemlisi de oldukça ekonomik oluşu. Diyetin birinci dereceden etkilediği bölüm kalça ve basen ardından da bacaklar geliyor. Özellikle binici pantolonu olarak adlandırılan kalça ve diz kapağı bölgesinde fazla kilo problemi olan kişiler tam 6 hafta içinde etkili çözüme kavuşabiliyorlar.
Malzemeler
2 fincan yulaf tanesi,
2 fincan kırılmış fındık,
1 fincan buğday,
1 fincan çekirdeksiz kuru üzüm,
1 fincan ayçiçek tohumu,
1 fincan badem,
1 fincan ince kıyılmış kuru kayısı
Hazırlanışı:Malzemeleri karıştırıp, blenderdan geçirin. Hazırladığınız karışımı tam 12 porsiyon olacak şekilde eşit parçalara ayırın. Her porsiyonda karışımı bir bardak diyet soğuk süt ilave ederek tüketeceksiniz. Tabii üzerine yarım dilim muz da ekleyebilirsiniz.

Vücut nasıl kilo kaybediyor?
Alınan enerji = Harcanan enerji kilo sabit
Alınan enerji > Harcanan enerji kilo artışı
Alınan enerji < Harcanan enerji kilo kaybı
Bu denklemden çıkartmamız gereken sonuç harcadığımız enerjiyi arttırmamız gerektiği.Bu da egzersizle mümkün olabilir.Günde 15 dakikayla başlayan ve arttırılan tempolu yürüyüş egzersizleri kilo veriminizi destekleyecek ve dinlenme metabolik hızını ( BMH ) düşmemesini sağlayacak.
Sık aralıklarla kilo kaybı ve kilo alımı : Kilo kaybının dinlenme metabolik hızına, Lipolitik Aktiviteye etkisi başlığından yapılan araştırmaya göre ;
Şişman kadın grubu 14 haftalık egzersiz ve zayıflama diyetine tabii tutularak beden bileşimi , oksijen tüketim gücü,dinlenme metabolik hızı ve karın yağındaki yağ aktiviteleri ölçülmüştür.Kişiler ;
1 ) Diyet + Egzersiz sık sık uygulayan
2 ) Diyet + Egzersiz sık uygulamayan
3 ) Sadece diyet uygulayan olmak üzere gruplandırılmıştır.
Bu süre sonunda 3. ve 1. Grup karşılaştırılmış kilo kaybı ve yağ kaybı yönünden 1. Grubun karşılaştırılması sonucunda kayda değer sonuçlara ulaşılamamıştır.
Bu araştırmaya göre sadece diyetle zayıflayan 3.grupta dinlenme metabolik hızında düşme saptanmıştır. Bu araştırmadan çıkan sonuç ;
1) Sık sık diyet yapmanın kilo kontrolünde etkili bir yöntem olmadığı
2) Egzersizle birlikte enerji sınırlaması yapıldığında kilo ve yağ kaybının olduğudur.Kilo kaybetmek sadece diyet yapmakla mümkün değil bu araştırma umarım egzersiz yapmanın önemi konusunda bir fikir yandırmıştır.Masa başında , asansör kullanarak arabamızı en yakın yere park ederek pekiştirdiğimiz tembellik ve bu huyumuzun bize kazandırdığı kiloyu yürüyüş yaparak,tenis oynayarak , yüzerek en azından evimizin temizliği kendimiz yaparak sarf edeceğimiz enerji ve doğru beslenme bizi sağlık ve örüntü yönünden mükemmele ulaştıracaktır.

Doğum kontrol hapları içerisinde bulunan hormonlar dışarıdan verildiği için vücudun hormon kontrolünü ele geçirerek yumurtalıklarda yumurtlama olmasını engelliyor
Doğum kontrol hapları nedir?
Doğum kontrol hapları, östrojen ve progesteron içeren hormon haplarıdır. Yüksek etkinlik ve düşük yan etki nedeni ile sıkça tercih edilen bir korunma yöntemidir.
Doğum kontrol hapları nasıl korur?
Hamilelik kadın yuurtalıklarında üretilen yumurta ile erkek sperm hücresinin birleşip döllenerek rahim içine yerleşmesi sonucunda meyana gelir. Doğum kontrol hapları içerisinde bulunan hormonlar dışarıdan verildiği için vücudun hormon kontrolünü ele geçirerek yumurtalıklardan yumurtlama olmasını engellemektedir. Böylece spermin dölleyebileceği yumurta olmadığından hamilelik meydana gelememektedir.
Doğum kontrol haplarının güvenirliliği ne kadardır?
Doğru kullanıldığında doğum kontrol haplarının hamilelikten koruma oranı %100’e yakındır. Günümüzde mevcut geriye dönülebilir (bırakıldığında yumurtlama geri döner ve hamile kalınabilir) korunma yöntemleri içerisinde en etkili yöntemlerden biridir.
Doğum kontrol haplarını kimler kullanabilir?
Bazı özel durumlar dışında tüm kadınlar doğum kontrol hapı kullanabilir. Özellikle 40 yaş altı kadınlar, henüz çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlar, adet düzensizliği veya adetleri ağrlı olan kadınlarda ilk seçenektir.
Doğum kontrol haplarının hamileliği önlemek dışında ne gibi yararları vardır?
Doğum kontrol haplarının doğum kontrolü dışında da kullanım alanları mevcuttur. Adet düzensizliği, hapların çok sık kullanıldığı durumlardan biridir. Düzensizliğin yarattığı sıkıntıları ortadan kaldırdığı gibi adet kanamasının başlayacağı zamanı bilmek de kadınları rahatlatmaktadır.
Bazı fonksiyonel yumurtalık kistlerinin tedaviside dönemsel uygulamalar yapılabilmektedir. Bu hapların kullanımı ile adet dönemi sancılarında ve özellikle adet öncesi dönemde yaşanan gerginlikte belirgin azalma olduğu saptanmıştır. Kısırlığın sebeplerinden biri olarak sayılan rahim, yumurtalık ve tüpleri içine alan iltihabi durumlara karşı doğum kontrol haplarının koruyucu etkisi olduğu bilinmektedir.
Ayrıca çeşitli araştırmalar doğum kontrol hapı kullanımı ile dış gebelik oluşma riskinin azaldığını ve yumurtalık ile rahim kanserinin daha az görüldüğünü ortaya koymuştur. Diğer bir kullanım alanı, endometriosiz denen rahimiçi dokunun rahim dışında bulunması durumunda uzun süreli tedavi ile gerileme sağlanabilmesidir. Sosyal açıdan bir avantajı da adetin erkene alınması veya daha ileri tarihe kaydırılması istenen durumlarda doktorunuza danışarak bunun sağlanabilmesidir.
Doğum kontrol hapı kullanımının bırakılması gereken durumlar nelerdir?
Özellikle haplar ilk kullanılmaya başlandığında ortaya çıkan bazı şikayetler veya durumlar hapların hemen bırakılmasını gerektirmektedir. Şiddetli baş ağrısı, migren nöbetleri, görme bozuklukları, göğüs ağrısı, şiddetli bacak ağrısı, ani sarılık gelişmesi gibi durumların yanı sıra ağır kazalar sonrası ve büyük ameliyatlar öncesinde ilaç kullanımına son verilmelidir.
Doğum kontrol hapı kullanımında beklenen ve kabul edilebilir yan etkiler nelerdir?
Özellikle hap kullanımının ilk aylarında lekelenme tarzında ara kanama beklenebilir. Bu durum birçok kadını rahatsız edebilir, ancak hapı bırakmayı gerektirmez. Bu kanamalar ilk 2-3 kutudan sonra kendiliğinden geçecektir. Geçmediği taktirde veya şiddetli bir kanama olması durumunda doktora başvurmak gerekmektedir. Aynı şekilde çok şiddetli olmayan mide bulantısı durumlarında hap kullanımına devam edilmelidir. Bazı kadınlarda kilo alma şikayeti olabilir. Bu da, daha düşük dozlu hapların kullanımı ile önlenebilir. Doğum kontrol hapları kullanıldıkları sürece adet kanamasının miktarını ve süresini azaltacaktır.
Doğum kontrol hapları hangi durumlarda kullanılmamalıdır?
• Gebelik veya gebelik şüphesi olanlar
• Önceden geçirilmiş veya mevcut damar tıkanıklıkları olanlar
• Kontrolsüz yüksek tansiyon ve şeker hastalığı olanlar
• Ağır karaciğer hastalığı olanlar
• Özellikle hormon bağımlı kötü huylu tümörü olanlar
• Tanısı konmamış vaginal kanaması olanlar
• 35 yaş üzerinde olanlar ve sigara kullananlar doktor tavsiyesine göre hareket etmelidir.
Doğum kontrol hapları nasıl kullanılır?
İlk kullanılmaya başlanacağı zaman adetin başlaması beklenir. Adetin ilk günü bulunduğunuz güne denk düşen günün karşısındaki hapı içerek başlanır ve hergün mümkün olduğu kadar aynı saatte olmak üzere 21 gün alınır. Bu kutu bittiğinde son tabletten birkaç gün sonra adet kanaması başlayacaktır. Bir sonraki kutuya, adet kanamasına bakılmaksızın mutlaka son tabletten 7 gün sonra başlanır ve tekrar 21 gün devam edilir. Yani 21 gün ilaç, 7 gün ara. Hap kullanımı bırakılmak istendiğinde mevcut kutu bittikten sonra beklenen kanama olur ve 4-6 hafta sonra normal yumurtlamanın olduğu adet dönemleri geri döner.
Doğum kontrol hapı alımı unutulduğunda ne yapılır?
Hap alımının unutulması durumunda farkedildiği takdirde ilk 24 saat içinde alınmalı, sonrasındaki hap alınması gereken zamanda içilmelidir. Ancak üst üste 2 gün hap alımı unutulduğunda doğum kontrol hapının güvenirliği tam olmaz. Böyle bir durumda bir sonraki adet kanamasına kadar ek tedbirlerle korunmak gereklidir. Yani hap bir gün unutulduğunda ertesi gün 2 tane birden alınır, ancak 2 gün üst üste unutulursa koruyuculuk konusunda şüpheye düşülür.

Düşük kalorili yiyeceklerle besleniyor, yılın yarısından fazlasını diyet yaparak geçiriyor ve kilo veremiyorum diyorsanız sağlıklı beslenme ve form koruma önerilerimize göz atın!
Vücudumuz sağlığını korumak için günlük ihtiyaç duyacağı enerji miktarını depolar. Yetişkin bir kadın için günlük kalori miktarı 2200-2400 seviyesindedir. Kilo vermek için aniden düşük kalorili bir diyet yapmaya başladığınız vücut alarma geçer. Enerjisini korumak için bazal metabolizmaya uyarı gönderir. Böylece metabolizma hızı yavaşlar ve kilo verme hızı düşer. Siz ne kadar az yemek yeseniz de vücut kendini korumaya çalıştığı için kilo vermenize engel olur. Bu nedenle diyet yaparken ani geçişler değil yavaşça kalori alımını düşürmeniz gerekir.
Kilo vermenin altın anahtarı hareket etmektedir. Yediklerinizi azaltsanız bile spor yapmadan, hareket etmeden sağlıklı kilo vermek mümkün olmaz. Bulabildiğiniz her fırsatta yürüyüş yapmaya, kaslarınızı çalıştıracak sporlara vakit ayırmaya özen gösterin. Bu sayede kilo vermeye başlayacak, yağ depolanmasını durduracaksınız.
Günde tek öğün beslenerek kilo vereceğinizi düşünüyorsanız hemen bu düşünceden kurtulun. Sadece akşam yemeği sadece öğle yemeği gibi tek öğünle beslenmek kilo vermenizi sağlamaz, sağlığınızın bozulmasına neden olur. Kilo vermek istiyorsanız sabah kahvaltılarınızı kesinlikle atlamayın. Vitamin, protein, mineral açısından zengin bir kahvaltıyla güne başlayın. Böylece günün diğer öğünlerinde daha az yemek yiyecek ve daha kolay kalori yapacaksınız. Kahvaltı yapmak istemediğinizde şu sözü hatırlayın; “Kahvaltını kral gibi, öğle yemeğini prens, akşam yemeğini fakir gibi yap”.
Meyve ve sebzelerin kalorisi düşüktür. İçeriğinde bol miktarda vitamin ve mineral barındırır, vücut sağlığını korur. Kilo vermek istediğinizde sadece meyve ve sebze ile beslenmek size başarılı sonuç getirmez. Vücudunuzun et, balık, peynir, yumurta, süt, yoğurt gibi protein kaynaklarına da ihtiyacı vardır. Aşırıya kaçmamak şartıyla protein almak kalori yakma hızını yükseltir, kilo vermenizi kolaylaştırır. En ideal protein miktarı günlük 15-20 seviyesinde olmalıdır.
Spor yapıyorsunuz, sağlıklı besleniyorsunuz ancak yine de kilo veremiyorsunuz. Peki, düzenli uyuyor musunuz? Uykusuzluk ve yorgunluk halsizliğe neden olur, hareketleriniz yavaşlar. Buna bağlı olarak metabolizma hızınız da düşer. Sağlıklı kilo vermek için günde 6 saat uyumaya özen gösterin.