Baş ağrısı, Saç dökülmesi, nasır, nezle tedavisinde Limon Kabuğu
Botanik ve Kimyasal Özellikleri:
Limon kabuğu, Citrus Limon (Rutaceae) bitkisinin meyva kabuğudur. Limon, 3-5 m. yüksekliğinde bir ağaçtır. Akdeniz bölgesinde bulunur. Limon kabuğu 2 cm. genişliğinde ve 2-3 mm. kalınlığındadır. Limonun geniş ölçüde kültürü yapılır. Limon yağı ise limon kabuğundan distilasyonla alınır.
Kullanılışı:
Limon kabuğu halk arasında uyarıcı, midevi ve koku verici olarak kullanılır. Eski Mısır Çarşısı’nda midevi olarak çok aranan limon kabuğundan, XVII. yüzyılda Salih bin Nasrullah “Ağız kokusuna iyidir, zehirlerin zararını giderir. Kalbe kuvvet verir,” diye sözetmektedir.
Limon Kabuğu Kürleri:
1) Midevi ve koku verici olarak bir miktar limon kabuğu, melisa yaprağı (Folium Melissae) ve nane yaprağı (Folium Menthae) ile birlikte kaynatılır ve kaynatılmış suyu hastaya içirilir.
2) Nezle tedavisi için limon kabuğu kurutulur, değirmende tozedilir ve burna çekilir.
3) Bademcik iltihabına karşı sulandırılmış limon suyuna bir parça atıp eritilir ve bu su ile gargara yapılır.
4) Baş ağrısına karşı yuvarlakça kesilmiş dilimler alma konup beş-on dakika bekletilir.
5) Nasırda kesilmiş limon parçası o kısma konur.
6) Saç dökülmesine karşı kaynatılmış kepek içine limon suyu eklenir ve saçlar on gün devamlı yıkanır.
7) Sızılara karşı limon kabuğu sürülür.
Yüz çillerine limon suyu sürülür.
9) Basura karşı, bir miktar toz limon kabuğu nöbet şekeri ile karıştırılır ve günde üç kere yenir.
10) Karınca ve böcekleri kaçırtıcı olarak küflenmiş limon kabuğu kullanılır.
11) Limon suyu, boğaz yaralarında yaraların üzerine tuz ile beraber sürülür.
12) Yüz derisindeki güneş yanıkları için bir miktar limon suyu, portakal suyu ile karıştırılır ve içine biraz gliserin konarak yüze sürülür.
Modern Tıptaki Yeri:
Limon kabuğunun uyarıcı, midevi ve koku verici özellikleri modern tıp tarafından da kabul edilir. Droğun uçucu yağ, acı madde taşıması ona bu özellikleri verir.

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu merak edilen soruların cevabını bizler için değerlendiriyor.
Çocuklarımız neden şişmanlıyor biliyormusunuz?
Evde anne-babaları, okulda öğretmenleri telaşlandıran bu önemli sorunun yanıtı sadece şu cümlede saklı : Çocuklarımız çok yedikleri için değil, yanlış besinler tükettikleri ve yeteri kadar hareket etmedikleri için şişmanlamakta.
Yani sorun sağlığa faydalı besinleri fazla yemeleriyle değil, zararlı yiyecek-içecekleri çok tüketmeleri ve az hareket etmeleriyle alakalı. Çocukların önüne konan zararlı besin seçeneklerinin sayısı arttıkça, çocuk şişmanlığı daha da içinden çıkılmaz bir sorun haline geleceği kesin.
Çocukların sık tükettiği yanlış besinlerin başında “fast food yiyecekler” geliyor. Bunların kalorileri çok yüksek.
Sağlık Bakanlığı’nın okul kantinlerinde bu tür yiyeceklerin satışına yasaklama getirme yolunda adımlar atması sevindirici bir gelişme.
Sık tüketilen yanlış besinler listesinde ikinci sırayı “sağlıksız atıştırmalar” alıyor. Ciddi bir besleyici değeri olmayan cips, gofret, bisküvi, browni ve benzeri yüksek kalorili atıştırmalar, özellikle son yıllarda önemli bir kilo tetikleyicisi oldu. şeker yüklü meşrubatları, kolalı, gazlı içecekleri de unutmamak lazım. Bakliyat, tam tahıl ve süt ürünlerinin eskiye oranla daha az yenmesi de önemli bir sorun.
Çalışan annelerin çocuklarının evde sağlıklı beslenme ihtimalleri azaldığından beslenme yanlışlarına bağlı kilo kazanımı problemi bu grupta daha da belirginleşiyor.
Çocukların eskiye oranla daha az hareket ettikleri de kesin. 30-40 yıl öncesinde çocuklar eğlenmek için koşardı. Yakan top, saklambaç, stop, seksek oyunları, çelik çomak, ne oynarsanız oynayın birinin kaçması, diğerinin kovalaması şarttı. şimdilerde durum tersine döndü. Eğlenmek için koşmak değil, oturmak ön plana çıktı.
Günümüz çocukları televizyon izleyerek, bilgisayar oyunları oynayarak, yani sokakta koşuşturarak, parklarda oynayıp enerji harcayarak değil, masa başında bilgisayar, atari oyunu oynayarak eğleniyor. Çocuklarımız için ulusal bir tehdit olma yolundaki çocuk şişmanlığı sorununun çözümü ancak “ulusal bir plan” ile mümkündür.
Sıcak basmaları ile başa çıkmanın yolları
Menopoza girerken, hormonların azalmasına bağlı olarak adet süresinde ve sıklığında değişmeler olur. Sonuçta, tamamen adetten kesilmenin yanı sıra vücutta bazı konfor bozucu olayların geliştiği menopoz dönemi başlar.
Aniden gelen sıcak basmaları, özellikle yüz ve başta terleme, cilt kuruluğu, vajinal kuruluk ve uyku bozuklukları en çok rahatsızlık veren sorunlardır. Belki de en güç olanı, günlük yaşam akışı içerisinde sıcak basmaları ile başa çıkmaktır. Bu sorunun üstesinden gelmenizi kolaylaştıracak birkaç önerim olacak:
- Kendinizi serinletecek bir yöntem bulun. Yer ve zaman uygunsa ılık bir duş alın ya da yüzünüzü ve boynunuzu soğuk su ile yıkayın. Serin bir içecek de çok etkili olabilir.
- Beslenmenize dikkat edin. Porsiyonları abartmayın. Hafif (karbonhidrattan yoksul) ve sık beslenin. Soya, brokoli, rezene, yulaf, adaçayı gibi doğal östrojen içeren gıdalara öncelik verin. Eğer meme kanseri riskiniz varsa bu tür gıdalardan uzak durun.
- Nefes alın. ABD’de Wayne State Üniversitesi’nden bir grup bilim adamının yaptığı araştırmaya göre, doğru nefes alan kadınlarda sıcak basmalarının şiddeti ve sıklığı yüzde 50 azalıyor. Bunun nedeni derin nefes ile stresin azalması ve dolayısıyla vücut sıcaklığının düşmesi olarak gösteriliyor.
- Doğal maddeler kullanılarak üretilmiş giysileri tercih edin. Gardırobunuzda pamuklu, yünlü, ipekli giysiler bulunsun. Sentetiklere (ütü istemeseler de) para harcamayın.
- Bitkilerden destek alın. Angelica sinensis, Actea racemosa, Ginseng, adaçayı gibi bitki kökenli ürünlerden -doktorunuzun kontrolü altında olmak koşulu ile- destek alabilirsiniz.
- Dans edin. Yüzün. Yürüyün. Yoga yapın. Kısacası hareket edin.
- Düzenli bir cinsel yaşamınız olsun. Araştırmalar, etkin ve düzenli cinsel ilişkisi olan kadınların sıcak basmalarından daha az yakındıklarını göstermiştir. Sık ilişki, tembelleşen (!) yumurtalıklara iyi bir uyarı olabilir.
- Homeopati’yi deneyin. Yan etkisi olmayan, güvenli bir tedavi yöntemi olarak -doktorunuzun kontrolü altında olmak koşulu ile- Homeopati’den destek alabilirsiniz. Terleme ve ardından üşüme varsa Sepia 9 CH, yanaklarda daha belirgin sıcaklık artışına baş ağrısı ve kulak çınlaması eşlik ediyorsa Sanguinaria canadensis 5 CH, sabahları yoğunlaşan şiddetli terlemeler varsa Lachesis 7 CH deneyebilirsiniz. Bu ilaçları kullanmadan önce bir Homeopati uzmanının görüşünü almanız tedavinizin etkinliği açısından uygun olacaktır.
Dr. Evren ALTINEL
Kapsül endoskopi
Kapsül endoskopi, özellikle ince bağırsağı görüntülemek amacıyla geliştirilmiş invaziv olmayan bir görüntüleme yöntemidir.
Kullanım alanları gizli bağırsak kanaması, Crohn hastalığı şüphesi ve ince bağırsak tümör veya poliplerinin araştırılmasıdır.
ışlem öncesi 12 saatlik açlık gerekmektedir. Yaklaşık 8 saatlik kayıt boyunca saniyede 2 görüntü kaydeder. Kapsül işlemden sonra dışkı ile dışarı atılır.
Kapsül endoskopinin en önemli komplikasyonu, kapsülün bağırsak içinde kalmasıdır. Bu risk yüzde 1’den az hastada görülür ve endoskopik olarak çıkarılması gerekebilir.
Demansı olanlarda, mide boşalmasında gecikme olanlarda, yemek borusu darlığı veya yutma güçlüğü olanlarda, ince bağırsak tıkanıklığı olanlarda ve kalp pili olan hastalarda kapsül uygulanmamalıdır.
Prof. Dr. Erol AVŞAR
Sarımsaklı limon suyu faydalı mı
“Ezilmiş veya parçalanmış 40 diş sarımsak, iki litre limon suyu içerisinde 20 gün bırakılıyor. Her sabah yarım çay bardağı bu sıvıdan içmenin sağlığı koruyup güçlendirdiği, kanseri önlediği, bağışıklığı desteklediği öne sürülüyor. Bu bilgi doğru mu?”
Eğer koku problemi sizi rahatsız etmiyorsa, özellikle ezilmiş ya da parçalanmış sarımsağı taze taze yemenin sağlığa mükemmel yararlar sağladığı kesindir. Akdeniz ve Ortadoğu mutfağının bu mükemmel lezzet unsuru yalnız iştahınızı açmaz, sağlığınızı da güçlendirir.
Sarımsakta bol miktarda bulunan allisin maddesinin kolesterolü azalttığı, kanı inceltip pıhtılaşmayı dengelediği, dolayısıyla başta koroner arter hastalığı ve felç olmak üzere damar sertliği ile ilgili problemleri geciktirdiği biliniyor.
Sarımsağın kanseri önlemede de güçlü bir doğal destek olduğunu artık herkes kabul ediyor. Diğer taraftan sarımsak bir antibiyotik gibi de çalışıyor, mikropları öldürmede de mükemmel bir doğal ilaç.
Kısacası yukarıdaki yöntemin faydalı olup olmayacağını bilmem ama taze tüketilen sarımsağın sağlığa faydalı olduğu kesindir.
Etiketler: faydası, limon, Sarımsaklı, suyu, varmı
Prof. Mehmet Öz limon kabuklarının cilt kanserine karşı bir kalkan oluşturduğunu, cildi güzelleştirip, sinirleri yatıştırdığını açıkladı.
İşte Prof. Öz’den limon kabuğu mucizesi…
Kavurucu yaz sıcaklarından ruhumuz da bedenimiz de nasibini alıyor. Tek derdimiz biraz serinlemek de olsa, cilt korumasına olabildiğince çok dikkat etmeliyiz. Cilt bakımı için ucuz ve kolay yol sunan Prof. Mehmet Öz, limon kabuğunun yabana atılmayacak faydalarını anlattı.
Tümör gelişimini engelliyor
Limonun tadı güzeldir, serinletici etkisi vardır, C vitamini deposudur. Salatanıza katabilir, limonata içebilir veya yiyebilirsiniz. Kabuklarını kullanmak ise size bambaşka faydalar sağlayabilir. Yapılan bir araştırma ile limon kabuklarında bulunan dlimonene aadlı maddenin çok güçlü bir cilt dostu olduğu belirlendi. D-limonene, narenciye yağında bulunan ve tümör gelişimini engelleyerek cilt kanseri riskini önemli ölçüde düşüren bir bileşkendir.
D-Limonene etkisi
11.00-16.00 saatleri arasında güneş ışınlarından kaçınmanız gerektiğini zaten biliyorsunuz. Limon ve diğer turunçgillerden maksimum faydayı sağlamak için basit bir yöntem var: Ya gölgede tüketmeye çalışın ya da yerken hızlı davranın. Güneş ışınları etkisiyle elinizde tuttuğunuz parça limonun içindeki C vitamini 30 saniye gibi kısa bir sürede okside olur.
Riski düşürebilirsiniz
Sadece Amerika’da yılda 200.000 den fazla insan cilt kanserine yakalanıyor. Bu sorun son yıllarda ülkemizde de çok artış göstermeye başladı. Cilt kanseri güneşin parladığı her yerde kendini gösterebilir. Yüzünüzde, kulaklarınızda, ellerinizde ve dudaklarınızda oluşabilir. D-Limonene sayesinde bu riski çok düşürmek elinizde.
Yemeklere katın
Limon kabuklarına geri dönüyoruz. Kabukları çayınıza katarak hem lezzet hem de güçlü bir cilt bakımına kavuşabilirsiniz. Makarna sosuna limon kabuğu rendesi eklemek iyi bir alternatif. Rendelediğiniz kabukları salatanıza, yaptığınız keklere ve kurabiyelere de katabilirsiniz.
Kalbi rahatlatıyor
Limon kabuğu aynı zamanda sinir sisteminize olumlu etki yapar, bakterileri öldürür ve kalbi rahatlatır. Yapılan bir çalışmada, kadınların yumurtalık kanseri riskini de düşürdüğü ortaya konan limon kabuklarının bu özelliği de içeriğinde bulunan polifenollerden kaynaklanmaktadır.
Karaciğere yararlı
Son olarak cildimize yaptığı maksimum faydaları dışında limon kabukları, özellikle alkol alanlar için olmazsa olmazlardandır. Karaciğer ve safra kesesine yararlıdır, mide asiditesini giderir ve balgam söktürücü etkisi vardır. Yenilebilir cilt bakımına limon kabukları ile başlayın!
Hürriyet
Etiketler: limon, Zayıflatan Bitkiler