
Düşük kalorili yiyeceklerle besleniyor, yılın yarısından fazlasını diyet yaparak geçiriyor ve kilo veremiyorum diyorsanız sağlıklı beslenme ve form koruma önerilerimize göz atın!
Vücudumuz sağlığını korumak için günlük ihtiyaç duyacağı enerji miktarını depolar. Yetişkin bir kadın için günlük kalori miktarı 2200-2400 seviyesindedir. Kilo vermek için aniden düşük kalorili bir diyet yapmaya başladığınız vücut alarma geçer. Enerjisini korumak için bazal metabolizmaya uyarı gönderir. Böylece metabolizma hızı yavaşlar ve kilo verme hızı düşer. Siz ne kadar az yemek yeseniz de vücut kendini korumaya çalıştığı için kilo vermenize engel olur. Bu nedenle diyet yaparken ani geçişler değil yavaşça kalori alımını düşürmeniz gerekir.
Kilo vermenin altın anahtarı hareket etmektedir. Yediklerinizi azaltsanız bile spor yapmadan, hareket etmeden sağlıklı kilo vermek mümkün olmaz. Bulabildiğiniz her fırsatta yürüyüş yapmaya, kaslarınızı çalıştıracak sporlara vakit ayırmaya özen gösterin. Bu sayede kilo vermeye başlayacak, yağ depolanmasını durduracaksınız.
Günde tek öğün beslenerek kilo vereceğinizi düşünüyorsanız hemen bu düşünceden kurtulun. Sadece akşam yemeği sadece öğle yemeği gibi tek öğünle beslenmek kilo vermenizi sağlamaz, sağlığınızın bozulmasına neden olur. Kilo vermek istiyorsanız sabah kahvaltılarınızı kesinlikle atlamayın. Vitamin, protein, mineral açısından zengin bir kahvaltıyla güne başlayın. Böylece günün diğer öğünlerinde daha az yemek yiyecek ve daha kolay kalori yapacaksınız. Kahvaltı yapmak istemediğinizde şu sözü hatırlayın; “Kahvaltını kral gibi, öğle yemeğini prens, akşam yemeğini fakir gibi yap”.
Meyve ve sebzelerin kalorisi düşüktür. İçeriğinde bol miktarda vitamin ve mineral barındırır, vücut sağlığını korur. Kilo vermek istediğinizde sadece meyve ve sebze ile beslenmek size başarılı sonuç getirmez. Vücudunuzun et, balık, peynir, yumurta, süt, yoğurt gibi protein kaynaklarına da ihtiyacı vardır. Aşırıya kaçmamak şartıyla protein almak kalori yakma hızını yükseltir, kilo vermenizi kolaylaştırır. En ideal protein miktarı günlük 15-20 seviyesinde olmalıdır.
Spor yapıyorsunuz, sağlıklı besleniyorsunuz ancak yine de kilo veremiyorsunuz. Peki, düzenli uyuyor musunuz? Uykusuzluk ve yorgunluk halsizliğe neden olur, hareketleriniz yavaşlar. Buna bağlı olarak metabolizma hızınız da düşer. Sağlıklı kilo vermek için günde 6 saat uyumaya özen gösterin.

Doğum kontrol hapları içerisinde bulunan hormonlar dışarıdan verildiği için vücudun hormon kontrolünü ele geçirerek yumurtalıklarda yumurtlama olmasını engelliyor
Doğum kontrol hapları nedir?
Doğum kontrol hapları, östrojen ve progesteron içeren hormon haplarıdır. Yüksek etkinlik ve düşük yan etki nedeni ile sıkça tercih edilen bir korunma yöntemidir.
Doğum kontrol hapları nasıl korur?
Hamilelik kadın yuurtalıklarında üretilen yumurta ile erkek sperm hücresinin birleşip döllenerek rahim içine yerleşmesi sonucunda meyana gelir. Doğum kontrol hapları içerisinde bulunan hormonlar dışarıdan verildiği için vücudun hormon kontrolünü ele geçirerek yumurtalıklardan yumurtlama olmasını engellemektedir. Böylece spermin dölleyebileceği yumurta olmadığından hamilelik meydana gelememektedir.
Doğum kontrol haplarının güvenirliliği ne kadardır?
Doğru kullanıldığında doğum kontrol haplarının hamilelikten koruma oranı %100’e yakındır. Günümüzde mevcut geriye dönülebilir (bırakıldığında yumurtlama geri döner ve hamile kalınabilir) korunma yöntemleri içerisinde en etkili yöntemlerden biridir.
Doğum kontrol haplarını kimler kullanabilir?
Bazı özel durumlar dışında tüm kadınlar doğum kontrol hapı kullanabilir. Özellikle 40 yaş altı kadınlar, henüz çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlar, adet düzensizliği veya adetleri ağrlı olan kadınlarda ilk seçenektir.
Doğum kontrol haplarının hamileliği önlemek dışında ne gibi yararları vardır?
Doğum kontrol haplarının doğum kontrolü dışında da kullanım alanları mevcuttur. Adet düzensizliği, hapların çok sık kullanıldığı durumlardan biridir. Düzensizliğin yarattığı sıkıntıları ortadan kaldırdığı gibi adet kanamasının başlayacağı zamanı bilmek de kadınları rahatlatmaktadır.
Bazı fonksiyonel yumurtalık kistlerinin tedaviside dönemsel uygulamalar yapılabilmektedir. Bu hapların kullanımı ile adet dönemi sancılarında ve özellikle adet öncesi dönemde yaşanan gerginlikte belirgin azalma olduğu saptanmıştır. Kısırlığın sebeplerinden biri olarak sayılan rahim, yumurtalık ve tüpleri içine alan iltihabi durumlara karşı doğum kontrol haplarının koruyucu etkisi olduğu bilinmektedir.
Ayrıca çeşitli araştırmalar doğum kontrol hapı kullanımı ile dış gebelik oluşma riskinin azaldığını ve yumurtalık ile rahim kanserinin daha az görüldüğünü ortaya koymuştur. Diğer bir kullanım alanı, endometriosiz denen rahimiçi dokunun rahim dışında bulunması durumunda uzun süreli tedavi ile gerileme sağlanabilmesidir. Sosyal açıdan bir avantajı da adetin erkene alınması veya daha ileri tarihe kaydırılması istenen durumlarda doktorunuza danışarak bunun sağlanabilmesidir.
Doğum kontrol hapı kullanımının bırakılması gereken durumlar nelerdir?
Özellikle haplar ilk kullanılmaya başlandığında ortaya çıkan bazı şikayetler veya durumlar hapların hemen bırakılmasını gerektirmektedir. Şiddetli baş ağrısı, migren nöbetleri, görme bozuklukları, göğüs ağrısı, şiddetli bacak ağrısı, ani sarılık gelişmesi gibi durumların yanı sıra ağır kazalar sonrası ve büyük ameliyatlar öncesinde ilaç kullanımına son verilmelidir.
Doğum kontrol hapı kullanımında beklenen ve kabul edilebilir yan etkiler nelerdir?
Özellikle hap kullanımının ilk aylarında lekelenme tarzında ara kanama beklenebilir. Bu durum birçok kadını rahatsız edebilir, ancak hapı bırakmayı gerektirmez. Bu kanamalar ilk 2-3 kutudan sonra kendiliğinden geçecektir. Geçmediği taktirde veya şiddetli bir kanama olması durumunda doktora başvurmak gerekmektedir. Aynı şekilde çok şiddetli olmayan mide bulantısı durumlarında hap kullanımına devam edilmelidir. Bazı kadınlarda kilo alma şikayeti olabilir. Bu da, daha düşük dozlu hapların kullanımı ile önlenebilir. Doğum kontrol hapları kullanıldıkları sürece adet kanamasının miktarını ve süresini azaltacaktır.
Doğum kontrol hapları hangi durumlarda kullanılmamalıdır?
• Gebelik veya gebelik şüphesi olanlar
• Önceden geçirilmiş veya mevcut damar tıkanıklıkları olanlar
• Kontrolsüz yüksek tansiyon ve şeker hastalığı olanlar
• Ağır karaciğer hastalığı olanlar
• Özellikle hormon bağımlı kötü huylu tümörü olanlar
• Tanısı konmamış vaginal kanaması olanlar
• 35 yaş üzerinde olanlar ve sigara kullananlar doktor tavsiyesine göre hareket etmelidir.
Doğum kontrol hapları nasıl kullanılır?
İlk kullanılmaya başlanacağı zaman adetin başlaması beklenir. Adetin ilk günü bulunduğunuz güne denk düşen günün karşısındaki hapı içerek başlanır ve hergün mümkün olduğu kadar aynı saatte olmak üzere 21 gün alınır. Bu kutu bittiğinde son tabletten birkaç gün sonra adet kanaması başlayacaktır. Bir sonraki kutuya, adet kanamasına bakılmaksızın mutlaka son tabletten 7 gün sonra başlanır ve tekrar 21 gün devam edilir. Yani 21 gün ilaç, 7 gün ara. Hap kullanımı bırakılmak istendiğinde mevcut kutu bittikten sonra beklenen kanama olur ve 4-6 hafta sonra normal yumurtlamanın olduğu adet dönemleri geri döner.
Doğum kontrol hapı alımı unutulduğunda ne yapılır?
Hap alımının unutulması durumunda farkedildiği takdirde ilk 24 saat içinde alınmalı, sonrasındaki hap alınması gereken zamanda içilmelidir. Ancak üst üste 2 gün hap alımı unutulduğunda doğum kontrol hapının güvenirliği tam olmaz. Böyle bir durumda bir sonraki adet kanamasına kadar ek tedbirlerle korunmak gereklidir. Yani hap bir gün unutulduğunda ertesi gün 2 tane birden alınır, ancak 2 gün üst üste unutulursa koruyuculuk konusunda şüpheye düşülür.

Vücut nasıl kilo kaybediyor?
Alınan enerji = Harcanan enerji kilo sabit
Alınan enerji > Harcanan enerji kilo artışı
Alınan enerji < Harcanan enerji kilo kaybı
Bu denklemden çıkartmamız gereken sonuç harcadığımız enerjiyi arttırmamız gerektiği.Bu da egzersizle mümkün olabilir.Günde 15 dakikayla başlayan ve arttırılan tempolu yürüyüş egzersizleri kilo veriminizi destekleyecek ve dinlenme metabolik hızını ( BMH ) düşmemesini sağlayacak.
Sık aralıklarla kilo kaybı ve kilo alımı : Kilo kaybının dinlenme metabolik hızına, Lipolitik Aktiviteye etkisi başlığından yapılan araştırmaya göre ;
Şişman kadın grubu 14 haftalık egzersiz ve zayıflama diyetine tabii tutularak beden bileşimi , oksijen tüketim gücü,dinlenme metabolik hızı ve karın yağındaki yağ aktiviteleri ölçülmüştür.Kişiler ;
1 ) Diyet + Egzersiz sık sık uygulayan
2 ) Diyet + Egzersiz sık uygulamayan
3 ) Sadece diyet uygulayan olmak üzere gruplandırılmıştır.
Bu süre sonunda 3. ve 1. Grup karşılaştırılmış kilo kaybı ve yağ kaybı yönünden 1. Grubun karşılaştırılması sonucunda kayda değer sonuçlara ulaşılamamıştır.
Bu araştırmaya göre sadece diyetle zayıflayan 3.grupta dinlenme metabolik hızında düşme saptanmıştır. Bu araştırmadan çıkan sonuç ;
1) Sık sık diyet yapmanın kilo kontrolünde etkili bir yöntem olmadığı
2) Egzersizle birlikte enerji sınırlaması yapıldığında kilo ve yağ kaybının olduğudur.Kilo kaybetmek sadece diyet yapmakla mümkün değil bu araştırma umarım egzersiz yapmanın önemi konusunda bir fikir yandırmıştır.Masa başında , asansör kullanarak arabamızı en yakın yere park ederek pekiştirdiğimiz tembellik ve bu huyumuzun bize kazandırdığı kiloyu yürüyüş yaparak,tenis oynayarak , yüzerek en azından evimizin temizliği kendimiz yaparak sarf edeceğimiz enerji ve doğru beslenme bizi sağlık ve örüntü yönünden mükemmele ulaştıracaktır.

6 hafta boyunca uygulayacağınız bu özel karışımlı müsli diyetiyle, kalça ve basen bölgelerinizdeki fazla yağlardan kurtulabilirsiniz. Ünlülerin denediği bu diyetle sadece vitrinden izlemekle yetindiğiniz dar pantolonları üzerinizde rahatlıkla taşıyabilirsiniz.
Hareketsizlik ve yanlış beslenme sonucu vücudun alt tarafında toplanan yağlardan kurtulmak için çok özel bir diyete ihtiyaç var. Uygulayacağınız diyet her yerde kolayca bulup tüketeceğiniz gıdalardan oluşuyor. En önemlisi de oldukça ekonomik oluşu. Diyetin birinci dereceden etkilediği bölüm kalça ve basen ardından da bacaklar geliyor. Özellikle binici pantolonu olarak adlandırılan kalça ve diz kapağı bölgesinde fazla kilo problemi olan kişiler tam 6 hafta içinde etkili çözüme kavuşabiliyorlar.
Malzemeler
2 fincan yulaf tanesi,
2 fincan kırılmış fındık,
1 fincan buğday,
1 fincan çekirdeksiz kuru üzüm,
1 fincan ayçiçek tohumu,
1 fincan badem,
1 fincan ince kıyılmış kuru kayısı
Hazırlanışı:Malzemeleri karıştırıp, blenderdan geçirin. Hazırladığınız karışımı tam 12 porsiyon olacak şekilde eşit parçalara ayırın. Her porsiyonda karışımı bir bardak diyet soğuk süt ilave ederek tüketeceksiniz. Tabii üzerine yarım dilim muz da ekleyebilirsiniz.

Kilolarla birlikte, selülitten de kurtulun!
Kalça ve bacak üstü yağlarını eritmek oldukça zordur. Bunun için özel bir çaba ve sabır gerekir. Ne kadar diyet yapsanız da bacaklarınızın incelmesini sağlayamazsınız, ya da selülitlerinizden bir türlü kurtulamazsınız. . .
Fakat bu diyeti uygularsanız, diğer diyetlerle arasındaki farkı görebilirsiniz…
Bu diyeti yaparken…
Mutlaka iki günde iki litre su için.
Sıvı ihtiyacınızı ağırlıklı olarak sudan karşılayın. Ancak kahve, çay, kola gibi selülit yapan içeceklerden uzak durun.
Mideniz diyete uyum sağlayana kadar, açlığınızı öğün aralarında salatalık, domates, karpuz gibi kalori değeri düşük yiyeceklerle giderin.
1. gün
Kahvaltı: Yağsız yoğurt, armut ve bir tatlı kaşağı balla hazırlanmış müsli.
Öğle: Chili sosu ile hazırlanmış tavuk, iki kaşık az yağlı pilav.
Akşam: Dana jambonla hazırlanmış yağsız salata.
2. gün
Kahvaltı: 1 dilim kepekli tost ekmeğinin üzerine yağsız krem peynir sürün. Üstünü salatalıkla süsleyin. Yanında şekersiz çay içebilirsiniz.
Saat 10.00: Bir avuç kuru meyve
Öğle: Bir tabak yağsız makarna, bir tabak mantar yemeği (150 gram mantarı yıkayıp ortadan bölün ve 1 kaşık zeytinyağında kavurun. Mantara bir tane ezilmiş sarımsak ve küçük kesilmiş taze soğan ekleyin. Tuz ve karabiberle tatlandırın.)
Akşam: Göbek, havuç, salatalık, domates, kırmızı lahana, haşlanmış mısır, taze soğan, yağsız beyaz peynir, sirke ve bir tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış salata. Yanında iki dilim kepekli ekmek.
3. gün
Kahvaltı: Yağsız yoğurt, çilek ve bir tatlı kaşığı balla hazırlanmış müsli.
Öğle: Bir tabak az yağlı piyaz, iki kaşık az yağlı pilav.
Akşam: İki adet haşlanmış kabakta hazırlanmış salata, yanında iki dilim kepekli ekmek.
4. gün
Kahvaltı: 2 dilim tavuk jambonlu, kepekli tost ekmeği, şekersiz meyve çayı.
Saat 10.00: Bir avuç kuru meyve
Öğle: 1 tane ızgara balık, 2 kaşık az yağlı pilav
Saat 16.00: Çilekli süt
Akşam: Fasulyeli mantar salatası, 1 dilim kepekli tost ekmeği. (Fasulyeyi haşlayın ve soğumasını bekleyin. Mantarları yıkayıp ortadan böldükten sonra bir kaşık zeytinyağında 2 dakika kavurun. Mantarla fasulyeyi karıştırın. İçine arzuya göre maydanoz da ekleyebilirsiniz. Limon, tuz ve karabiberle tatlandırın.)
5. gün
Kahvaltı: Yağsız yoğurt, elma ve bir tatlı kaşığı balla hazırlanmış müsli.
Öğle: 1 adet ızgara et, yağsız salata, bir dilim kepekli ekmek
Saat 16.00: Bir dilim karpuz
Akşam: Tavuk jambonla hazırlanmış yağsız salata.
6. gün
Kahvaltı: 2 dilim kepekli tost ekmeği, yağsız beyaz peynir, domates.
Saat 10.00: Bir avuç kuru meyve
Öğle: Ispanaklı omlet, bir dilim kepek ekmek
Saat 16.00: Muzlu süt
Akşam: Ton balıklı salata, bir dilim kepekli ekmek (Göbek domates, salatalık ve havucu yıkayıp doğrayın. Bu karışıma bir küçük kutu yağsız ton balığı ekleyin. Bol limon ve bir tatlı kaşağı zeytinyağı ile tatlandırın)
7. gün
Kahvaltı: yağsız yoğurt, bir kivi ve bir tatlı kaşığı balla hazırlanmış bir kase müsli.
Saat 10.00: Bir avuç kuru meyve
Öğle: Bir adet ızgara tavuk, 2 dilim kepekli ekmek
Akşam: Beyaz peynirli domates salatası, 2 dilim kepekli ekmek
Karın Bölgesi Yağlar Nasıl Erir
Hedefiniz karın bölgesinde ki yağları eritmek ise , yeşil çayı da diyetinize eklemeyi unutmayın! Yapılan çeşitli çalışmalar yeşil çayın egzersize bağlı kilo kaybını artırıcı özellikte olduğunu gösteriyor
132 obez yetişkin kişide yapılan bir çalışmaya göre katılanların hepsi uygun kaloride aynı diyeti tüketmişler ve haftada 180 dakika orta şiddette egzersiz yapmışlardır. Ayrıca bir grup 39 miligram kafein içeren içeceklerden fakat diğer bir grup ise 625 miligram kateşin içeren yeşil çay içmişlerdir. 12 hafta sonunda, yeşil çay içen katılımcılar 2 kg, kontrol grubundakilerin ise 900 gram kaybettikleri görülmüştür. Yeşil çay içen grupta total karın yağlarında, deri altı karın yağlarında ve trigliseridlerde büyük bir düşüş olmuştur.
Yeşil çayın tam olarak nasıl bir mekanizmada çalışıp, etki ettiği henüz tam olarak anlaşılamamıştır, fakat araştırmacılar yeşil çayın vücuttaki yağın yakılım hızını arttırdığına inanmaktadırlar.
Yapılan diğer çalışmalar…
Ayrıca yeşil çay, vücudun insüline duyarlılığına yardımcı olmakta ve diyabet riskini azaltmaktadır. Çalışma Florida ve Japonya’daki araştırma merkezlerinin yanı sıra Tufts Üniversitesi’ndeki Jean Mayer USDA Yaşlanma Üzerine İnsan Beslenme Araştırma Merkezi’ndeki araştırmacılar tarafından yürütülmüştür.
Yeşil çayla ilgili başka bir çalışmada, yıllar boyunca oldukça fazla miktarda yeşil çay tüketmenin göğüs kanseri riskini azaltmakta bir etkisi olabildiğidir. Bu çalışma Çin’de yaşları 20 ila 74 arasında değişen 7.000 kadın üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan kadınların göğüs kanseri insidansları ve yeşil çay tüketimleri değerlendirilmiştir. Yeşil çay içenler, içmeyenler ile karşılaştırıldığında, içenlerin göğüs kanseri risklerinin daha düşük olduğu görülmüştür. Yeşil çay tüketiminin uzun dönemde kadınlar üzerinde birçok faydası olduğu kanıtlanmıştır.
“Journal of American Medical Association” dergisinde yayınlanmış olan araştırmaya, 40-79 yaşları arasındaki 40 bin 530 yetişkin katılmıştır. Yeşil çayın yaygın olarak tüketildiği kuzeydoğu Japonya’da yapılan araştırmaya katılanlar 11 yıl boyunca takip edilmiştir. Araştırmada, günde 5 bardaktan fazla yeşil çay içenlerin herhangi bir hastalıktan ölme risklerinin, günde bir fincandan az çay içenlerden % 16 kez daha az olduğu bulunmuştur.
Yeşil çayda bulunan “epi-gallo-kateşin-3-gallat” adı verilen ve kısaca EGCG olarak isimlendirilen bir biyolojik aktif öğenin LDL kolesterolü (kötü kolesterol) azaltıcı etki gösterdiği, kan basıncının düzenlenmesi ve bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkileri olduğu, buna ek olarak tümör oluşumu veya gelişiminde de azaltıcı rol alabildiği de yapılan çalışmalarda belirlenmiştir
Dilara Koçak
Egzersiz Yapanlar Kaslarını Nasıl Beslemeli
Yaş ilerledikçe vücudunuz sarkmasın ve metabolizmanız yavaşlamasın istiyorsanız, düzenli egzersiz yaparak sıkı kaslara sahip olmanız lazım. Erkekler ve kadınlarda güçlü bir kas ve kemik yapısı elde etmek için mutlaka egzersize uygun beslenme uygulamalı . Aksi takdirde kas kütlenizi kaybedebilirsiniz o zaman da ince ama sallanan bir vücudunuz olur. Egzersiz odaklı bir beslenme planında protein ve karbonhidrat içeren besinlerin dengesi ve tüketim zamanı çok önemlidir. Uluslararası Sporcu Beslenmesi Topluluğunun yayınlamış olduğu son raporda, dayanıklılıkta artış ve kas yapımı için proteinlerin ve karbonhidratların çok önemli olduğu özellikle vurgulanmıştır
Özellikle ergenlik döneminde yeterli ve dengeli beslenme ile egzersiz büyük önem taşımaktadır. Bu dönemde sağlık için yapılanlar, yetişkinlik dönemine yapılan altın bir yatırımdır. Ancak egzersiz yapan bireyler nasıl beslenmeleri gerektiğini tam olarak bilememekteler.
Bu konudaki altın kuralları şöyle sıralayabiliriz:
- Mutlaka karbonhidrat alınmalıdır.
Karbonhidrat(CHO)tüketmeyen bir sporcu(ekmek, makarna, bulgur, kuru baklagil, meyve, sebze) benzini olmayan bir arabaya benzetilebilir. Karbonhidratlar, kasların çalışması ve kan şekeri seviyesini dengelemek için birincil yakıtı sağlarlar.
Birçok araştırmacı, antrenman sırasında yüksek karbonhidrat içeren (kalorinin %65’inin CHO olması ) bir diyet önermektedir. Bazı durumlarda kaslardaki glikojen depolarını maksimum seviyeye getirmek için diyetteki karbonhidrat dağılımı %70’e dahi çıkartılabilir. Kaslardaki glikojen depoları ne kadar doluysa vücut daha uzun süre dirençli olur, bitkinlik-yorgunluk hali görülmez.
- Mutlaka protein alınmalıdır.
Karbonhidrat tüketiminin yanında proteinler (yumurta, süt, peynir, fındık, et, tavuk, balık) de eklenirse, direnç ve dayanıklılık egzersizlerinde yağsız vücut kitlesinin (kas) daha iyi arttığı görülecektir. Özellikle antrenman öncesi ve hemen sonrasında protein tüketimi önem taşımaktadır.
- Karbonhidratlar ve proteinler uzun egzersiz devrelerinden önce alınmalıdır.
Karbonhidratı ve proteini kombinasyon olarak içeren yiyecek ve içecekleri egzersiz öncesi beraber olarak tüketmek, kuvveti ve yağsız vücut kitlesini arttırdığı bulunmuştur. Örneğin; süt veya soyalı içecekler, yoğurt ve meyve, az yağlı peynir ve kraker, ton balığı veya fıstık ezmesi ile yapılmış bir sandviç gibi.
- Karbonhidratlar ve proteinler uzun egzersiz devreleri sırasında alınmalıdır.
Son yapılan çalışmalar karbonhidratların her 10 ila 15 dakikada (saatte 30 ila 60 gram karbonhidrat) sindirildiğini, uzun bir bisiklet yarışının sonuna kadar depoların dayandığını göstermektedir. Bununla birlikte, karbonhidratlara ek olarak az miktarda protein ekleyerek (ortalama 3-4 gram karbonhidrata 1 gram protein gibi düşünülebilir) harika bir performans yaratmak mümkün olacaktır ve çok çalıştırılan kas kütlesinin korunmasının sağlandığı da rapor edilmiştir.
- Karbonhidratlar ve proteinler uzun egzersiz devrelerinin hemen sonrasında alınmalıdır.
Karbonhidratlar ve proteinler (3 grama, 1 gram) özellikle şiddetli bir egzersiz sonrasındaki ilk 30 dakikada yenildiğinde, kaslarda biten glikojen depolarının yenilenmesini sağlar. 3 gram karbonhidrata 1 gram protein kuralının en etkili ve lezzetli alım yolu çikolatalı süt içmek olacaktır. 1 kupa meyve ilaveli süt, yaklaşık 26 gram karbonhidrat ve 8 gram protein içermektedir.
Dilara Koçak
suna dumankaya Kuru ciltler için Bal ve yumurta maskesi
Zenginleştirici maddelerle cildi besler ve kuru ciltler icin nemlendirici etkisi vardır . Cildi yumuşatır ve pürüzsüzleştirir. Cilt için soğuk kış mevsiminde gerekli olan nemi sağlar. Hazırlaması çok kolay olan bu karışım aynı zamanda mutfağınızda bulunan malzemelerle oldukça ucuza mal olacak
Malzemeler:
1 çay kaşığı nemlendirici krem
1 yumurta
1 yemek kaşığı badem yağı
1 yemek kaşığı bal
Hazırlanışı: Yumurtanın beyazı ve sarısını ayırın. Yumurtanın sarısına damlalar halinde badem yağını ekleyerek karıştırın. Ardından yavaşça nemlendirici kremi ve balı ekleyin
Yumurta beyazını da ayrı bir kapta hafifçe çırpın ve yumurta sarısını karşıma ekleyip tümünü cilde sürülebilecek kıvama gelene kadar karıştırın.
Hazırlanan Karışımı, genişçe bir fırça veya pamukla yüz ve boyun bölgesine sürün ve en az yarım saat cildinizde bekletin . Ardından ılık suyla cildinizi temizleyin
Suna Dumankaya
suna dumankaya tüm cilt tipleri için maske
MALZEMELER:
1 dilim kavun
1 bardak saf su
Hazırlanışı :
1 dilim kavun ve bir bardak saf su birlikte kaynatılır. Mikserden geçirilir, yüze ve boyuna sürülür. 15- 20 dakika bekletildikten sonra ılık su ile temizlenir
Suna dumankaya normal ciltler için maske tarifi
MALZEMELER:
- 1 tutam çuha çiçeği (öğütülür)
- 2 çorba kaşığı süt tozu
- 1 adet salatalık (rendelenecek)
- 1 çorba kaşığı zeytinyağı
- 1 çorba kaşığı bal
- 1 kahve fincanı süt
Hazırlanışı :
Bal dışında bütün malzemeleri karıştırıp kaynatın. Karışım muhallebi kıvamına geldiğinde içine balı ekleyerek karıştırın. Temiz cilde ılık olarak sürüp 20 dk bekletin. Daha sonra ılık su ile durulayın
suna dumankaya